Gökhan Özkaya Röportajı

 
Gökhan Özkaya kimdir, neyin nesidir hiç bilmezdim. Bir araya gelip güzel bir söyleşi yaptık. Kendisi de sağ olsun sorularımı cevapladı. Tanımayanlar için işte keyifle yaptığımız röportaj. :) -Buket Kalkan





-Sizi tanıyabilir miyiz biraz?

Gökhan: İstanbul' un dışında fakir bir kasabada doğdum.Okula başlayana kadar çocukluğum öyle geçti.Daha sonra İstanbul'un biraz daha içine taşındık.Lise ve üniversiteyi burada tamamladım.Lise yıllarında para biriktirip bir elektro gitar aldım.Müziğe zaten ilgim vardı.Bir tarafından başlamak gerekiyordu.Zor olsa da başlayabildim ve elektro gitar ile çalışmalarıma hedeflerimi koyarak devam ettim.


-Yoğun bir günde misiniz ?

Gökhan: Aslında evet diyebilirim.Bir yandan kayıt işleri diğer yandan gitar dersi yoğun gidiyor.Sanırım Türkiye' de en çok öğrencisi olan gitaristlerden biriyim.İnsanlara her zaman olduğum gibi yaklaştım.Onlara sevgimi ve samimiyetimi verdim.Onlarda karşılığında bana destek olarak ödüllendirdiler.Beni kendilerinden biri gibi gördüler.Bu da iş anlamında yoğun olmama katkı sağlayan bir faktör oldu.Medya mecralarında insanlar sizi tanımadıkları zaman sadece görüntünüze göre yargılayabiliyorlar.Oysa orda sadece bir medya imajı var.Aslında gerçek anlamda sizi tanıdıkları zaman ordaki ile hiç ilgisi olmayan farklı bir insan görüyorlar.Sanal ortamların bu yönünü pek sevmiyorum aslında.


-Gitara nasıl başladınız ?

Gökhan: 2008 gibiydi sanırım.Evde bir klasik gitar vardı.Her defasında çalmayı denediğimde çalamazdım , beş dakika sürerdi uğraşmam.Birkaç defa böyle olduktan sonra bir gün tekrar denedim ve bir şey yapabildiğimi gördüm.İçimde olan bir şeydi zaten.Sonra hemen nasıl kendimi geliştirebilirim diye düşündüm ve başladım.Bir süre sonra zaten elektro gitar almaya karar verdim.Hiç ders almadan kendimi çok fazla geliştirdiğimi düşünüyorum.Çünkü çok fazla çalışıyordum.Günlük 10 saati bulan çalışmalar yapıyordum.Bu da gelişmemde çok büyük rol oynadı.İnsan bazı şeyleri araştırdığında çok daha iyi öğreniyor.Takip eden arkadaşların bazı şeyleri ilham ve örnek alacağını umuyorum.Üniversite yıllarında birkaç ders uluslararası müzik sanatçısı Hasan Cihat Örter üstad'dan aldım.Teorik ve armonik olarak birçok müzisyenden daha iyi olduğumu söyledi ve çalışarak kendimi geliştirmemin yeterli olacağını söylemişti.Bu şekilde yoluma devam  ettim.
Zaman içinde önüme birçok engel de çıktı tab,.Bir takım stüdyo sahipleri ve müzikle uğraşan insanlar beni dışlamak istedi.Herkese normal bir stüdyo ücreti sunan ama bana bir yerine dört katı fiyat çeken kişiler oldu.Şansız yönümün iyi niyetli insanlara denk gelemem olduğunu düşünüyorum.Bunlar birkaç kişi olabilir ama birçok kişice de tanınan insanlar.Yapılanlar ayıp tabir edilebilecek şekilde tabi ki.Ama kötü niyetli insanların yok olup gideceğini düşünüyorum bu sektörden.Geriye gerçekten bu işi seven ve değer veren insanlar kalacaktır diye inanıyorum.

-Yaptığınız çalışmalardan bahsedelim.

Gökhan: Yaptığım birçok enstrümantal cover ve beste var.Aranjman çalışmalarımı zaten çoğu takip eden kişi biliyor.Henüz paylaşmamış olduğum güzel çalışmalarım var.Zamanla onları da paylaşacağım. Cover yapmayı insanlar aynısını çalmaka zannediyor. Cover yorumlamaktır.Kendinizden biraz bir şeyler katmalısınız.Ben öyle düşünüyorum.Yaptığım çalışmalara kendimden çok fazla şey kattığımı düşünüyorum.Bu da müzik dinleyicilerinin dikkatini çekti ve farklı geldi.Daha sonra da bu karşılıklı bir sevgiye dönüştü.Dinleyici ile birbirimizi tanıdıkça birbirimizi daha çok sevdik.Aynı bir ilişki gibi düşünebiliriz bunu.Onun dışında sanatçı arkadaşlarımızla olan çalışmalarımız oldu.Zaten biliyorsun ki birçok grupla da çalmışlığım var. Zeugma bunlardan birisi. Onlar da albümlerini tamamladı ,başarılı ilerliyorlar.Gerçekten güzel bir grafikleri var.Yakın zamanda tanımayanlar için aynı zamanda Yavuz Çetin 'inde hocası olan üstad Hasan Cihat Örter ile bir proje gerçekleştirmeyi düşünüyoruz.Yaptığım çalışmaların radyolarda ve değişik medya mecralarında yer alması mutluluk verici.En son Selçuk Abay'ın albümünde çaldım. Şu sıralarda bir de sevgili arkadaşım Fatih Candaş'ın senaryosunu düzenlediği  kısa film müziğini kaydettik.Yoğun olarak çalışmalar devam ediyor.


-Hangi tarz müzikleri dinliyorsunuz ve farklı tarzları icra edebilmenizdeki etkileri?

Gökhan: Birçok tarzı dinliyorum.Türk sanat, alaturka, rap, blues, rock n roll. Sadece rock müzik değil.İkinci enstrüman olarak bağlamayı seçmiş olmam armonik olarak ve tarz çeşitliliği açısından gelişmemde önemli rol oynadı.Bunun yanında keman ile de çalışmalar yapıyorum.Ne kadar çok değişik tarz o kadar mutluluk benim için.


-"Gelecekte ne olacaksın?" diye sorduklarında ne derdiniz ?

Gökhan: Bir şirkette müdür olmayı isterdim.Tabi bu ilkokuldayken hayalimdi.Neden böyle bir şey istediğimi bilmiyorum.Belki de çok fazla yokluk ve maddi anlamda zorluk yaşadığımız için , bu tarz işler yapanların daha mutlu ve ekonomik olarak güvende olduğunu düşünmüş olmam olabilir.


-İleride bir gitarist olacağınıza dair işaretler var mıydı kafanızda ?


Gökhan: Tahmin edemezdim. Kader sizi nereye götürür bilemiyorsunuz.Bir gün bir bakıyorsunuz ummadığınız bir şey oluyor ve her şey değişiyor.Ama müziği seviyordum.Müzik yapmak içimde varmış demek ki ve sonunda oldu.


-Neden Bass gitar, yada başka bir enstrüman değil de normal gitar?

Gökhan: Aslında bazı şeyler yokluktan gelişiyor.Evimizde klasik gitar değil de keman olsaydı belki de şuan keman çalan bir müzisyen olabilirdim.Hayat şartları biraz da öyle olmasını gerektirdi.Ama şuan zaten bağlama ve keman ile de çalışmalar yapıyorum.Yakın zamanda farklı bir enstrümanla izleyen olursa sürpriz olmayacaktır diye düşünüyorum.


-Hafızanızın en gerilerinde, hafızanızda yer eden, ilk hatırladığınız hatıranız yada anınız neydi ?

Gökhan: Zor bir soru aslında.Bunu uzunca düşünmeliyim.Ama İskoçya' da geçirdiğim zaman ,anılar  ve hatıralar çok güzeldi.Bazen kendimi orta çağda gibi hissediyordum.Avrupa çok farklı.Bir de Londra' da gittiğim bir müzikal vardı. Kendimi filmin içinde gibi hissetmiştim.Çok fazla anlatabileceğim şey var aslında.

Yorum Gönderme

0 Yorumlar