YÖKŞ: Konserleri Çok Önemsiyoruz; Yaşananların Gerçek Olup Olmadığını En İyi Orada Anlayabiliyoruz


YÖKŞ. Açılımı: Yok Öyle Kararlı Şeyler. Erdem, Boğaç, Ayhan, Ramazan ve Çağrı. 5 mükemmel insan diyebiliriz onlar için. Harun Tekin vasıtasıyla, mini EP ve ilk stüdyo albümlerinden beri takip ederim bu 5 güzel adamları. Şimdi ikinci stüdyo albümleri Beklenen'i yayımlayan grup hallerinden oldukça memnun. Sanırım şu ana kadar yaptığım en keyifli röportajlardan biri oldu. YÖKŞ üyeleri oldukça heyecanlı ve mutlu. Beklenen albümü oradan, buradan ve her yerden dinleyebilirsiniz. Zira bu albüm dehşet-ül vahşet. Grubun solisti Erdem Topsakal ile biraz oradan, biraz buradan biraz da YÖKŞ'ün taze albümleri Beklenen hakkında söyleştik. -Buket Kalkan



-Beklenen albümünüzü yayımladınız, hayırlı olsun. Ne gibi unutulmaz anılarınız oldu?

Erdem: Albüm çıktı evet, fakat biz neler yaşadık hepsini unuttuk sanırım, Allah'ım nasıl rock grubuyuz biz hiç güzel anımız yok! Bu süreçten hatırladığım belli imgeler geliyor yalnızca aklıma, belki yardımcı olur. Sanayi Metro Durağı, kalem pil, Gibson, çiğ kaju, Emil Michel Cioran, patlamalar, Nazi Almanyası ve 42 bu öğelerden bazıları.

-Bu albümünüzde kimlerle çalıştınız?

Erdem: Albümümüzün prodüktörü sevgili Volkan Gürkandı. Kendisi mor ve ötesi, Sakin, Gece gibi sevdiğimiz gruplarla birlikte çalışmış ve yaklaşımı ile bizim ihtiyacımız olanı verebilecek bir liderdi. Şarkılara ve bizlere olan tutumu bize kendimizi hem iyi hissettirdi hem de yaptığımız işi olabildiğince ciddiye almamızı sağladı. Yine süreç boyunca kayıtlarımızı sevgili Aziz Berk Erten, mikslerimizi Berk Kula, masteringi de Grammy ödüllü ses mühendisi Evren Göknar üstlendi. Genç bir grup için bu isimlerle çalışmak okulun en iyi hocalarından ders almak gibi bir tecrübeydi bizim için. Teneffüse bile çıkmadan kaydettik albümü.

-Beklenen albümünüzden hangi parçalara klip çekmeyi düşünüyorsunuz?

Erdem: Klip konusunda ilk çıkış şarkısını genelde biz belirliyoruz, geriye kalan klipleri ise gelen fikirlere ve dinleyenlerimizden aldığımız geri dönüşlere göre belirleyip ilerliyoruz. Şimdilik Kalabalıklar adlı şarkımızı sevgili Sinan Kut yönetmenliğinde kliplendirdik. Kış sezonunda da ikinci klibimizi çekeceğiz. Hangi şarkı olacağını ilerleyen günlerde göreceğiz bakalım.

-Albüm dışından sorular sormak istiyorum. Grubunuzun kuruluşunu biraz anlatır mısınız?

Erdem: 2011 yılında ilk gitaristimiz Emrah Fıçıcının Çapadaki evinde ilk kayıtlarımızı aldığımız günlerde, zaten çocukluktan tanıştığımız ekibimizle yeni bir amaç uğruna yeniden toplanmış olduk. O evde biz çok imkansız ama mutluyduk. Daha sonra o evdeki heyecan benim Cihangirdeki evime taşındı, Çapa neymiş zaten, orada rak mı olurmuş. Oradan ilk Kadıköy konserimize ve devamında her yere taşındı bu heyecan. Olayımız artık sadece 5 kişinin bir arada ses çıkarması mevzusundan çıkıp binlerce insanın yoldaşlığında müzikal bir ütopyaya dönüştü. Şuan biz onbirlerce (11) üyesi olan kocaman bir aileyiz. Şarkılar yazıp onları hep beraber bağırıyoruz.

-Siz de Be The Band müzik yarışmasına katıldınız, yarışmada finale kaldınız ve mini bir albüm yayımladınız? Be the Band yarışmasına katılmak kimin fikriydi ve yarışma maceranız nasıldı?

Erdem: Müzik yarışmaları bir grubun şarkılarının duyulması ve önemli isimlere erişebilmesi adına önemli mecralar. Tabi iş müziği yarıştırmaya gelince işler biraz çirkinleşebiliyor bazen. Biz ne mutlu ki olumsuz bir sonuçla karşılaşmadık, finale kaldığımız için de Serdar Ateşer ve Harun Tekin gibi idol isimlerle tanışma fırsatımız oldu. Zaten akabinde de sevgili Serdar abimizle ilk albümümüzü kaydettik. Bu gibi platformlar bazen yıllar sürebilecek zaman dilimlerini hızlıca aşabilmenizi sağlıyor. Tıpkı solucan delikleri gibi.

-2014 yılında kendi isminiz ile yayımladığınız albümünüz var. Geriye dönüp baktığınızda nasıl bir albüm görüyorsunuz?

Erdem: İnsanlara durun kardeşim siz ne yapıyorsunuz demedikleri için teşekkür ederiz. Biz şuan ilk albümümüze bakınca heyecan ve büyük cesaret ile ortaya çıkmış bir albüm görüyoruz. Yeni şarkıları oluştururken bize kendimizi geçmemiz ve geliştirmemiz için iyi bir referans oldu tabi ilk albüm. Her yaptığın iş bir öncekini geçiyorsa bence bu doğru yolda olduğunu gösterir. Biz de şuan doğru yolda olduğumuzu hissediyor, tecrübelerimizden ders çıkarıyoruz. Yeni albümlerde bir öncekilerde düştüğümüz yanılgılara, aceleciliklere ve kararsızlıklara düşmeden büyüyerek ve daha netleşerek ilerlemek istiyoruz.

- YÖKŞ'ün müziğini, grubu daha önce dinlememiş birine nasıl özetleyebilirsiniz?

Erdem: İyi anlamda Türkçe Rock müzik derim.

-Anlamı epey iddialı olan Yok Öyle Kararlı Şeyler ismini seçme sebebiniz neydi?

Erdem: İşin özü, ben sadece kendi şarkılarımı yayınlarım, zaten kimse de dinlemez beni diye bir Soundcloud hesabı açmıştım. Adına da kararsızlıktan mütevellit bu uzun ismi vermiştim. Sonradan şarkılar şarkıları kovaladı, insanlar tepkimelere girdi ve ilk konser günü gelip çattı. Grup arkadaşlarımla beraber bakın beyler isim bu mu emin miyiz, olum bir şey söyleyin lan. şeklinde yaptığım monologtan sonra isim böyle kaldı. Şimdi dönüp baktığımda bu ismi koyar mıydım emin değilim. İsimler işin tabelası, önemli olan o kapıdan girip içeride olan biteni özümsemek.

-"Beklenen" albümünüzün ilk konserini Zorlu PSM'de vermiştiniz. Nasıl geçti konseriniz?

Erdem: Zorlu PSMde hem Şarkı Sergisi hem lansman konseri yaptık. Sergi de konser de inanılmazdı. Katılım çok yüksek, ilgi alaka çok dozundaydı. Bu da bize tüm o yorgunluk ve umutsuzlukları atmamız için yetti de artı bile. Konserleri çok önemsiyoruz, birilerine şarkılar aracılığıyla dokunup dokunamadığımızı, yaşananların gerçek olup olmadığını en iyi orada anlayabiliyoruz.

-Sahne için inandığınız bir uğurunuz var mı? 

Erdem: Var evet, Boğaç'ın geç kalmaması! Ha birde her seferinde sahneye çıkmadan hemen evvel hep beraber sarılırız.

                                           YÖKŞ ile Sorgu Odası



-Satın aldığınız ilk albüm?


Erdem: Athena – Holigan (1998)
Boğaç: Daft Punk – Discovery (2001)
Çağrı: Green Day – Dookie (1994)
Ayhan: Metallica – Reload (1997)
Ramazan: Redd – Hayat Kaçık Bir Uykudur. (2012) 

-Kendi enstrümanlarınızda en çok etkilendiğiniz müzisyenler kimler ve neden?

Erdem: Federica Malaman, John Blackwell, David Gilmour bizlerin ilham babalarıdır.

-En sevdiğiniz yerli albüm?

Erdem: mor ve ötesi - Dünya Yalan Söylüyor

-En sevdiğiniz albüm kapağı?

Erdem: Joy Division – Unknow Pleasures

-YÖKŞ kimleri dinliyor?

Erdem: Şu sıralar: Glass Animals, Temples, Damon Albarn, Daft Punk, Tame Impala

Yorum Gönderme

0 Yorumlar