İpek Atcan: "Çok Sevdiği Müziğin Peşinden Savrulan Biri Diyebiliriz."


Çok hevesli bir Blog yazarı ile röportaj yaptım. Neredeyse yazdığı her yazıyı, yaptığı her röportajı takip ettim. Her hafta Dream TV'de yayınlanan Ana Sahne (Yüksexes zamanlarını fazla bilmiyorum, çaktırmayın, haha.) programlarını takip ettim. Bu röportaj tabii ki İpek Atcan ile oldu. Neredeyse Blog yazma konusunda örnek aldığım bir insan. Kendisi müzik, konser, kültür & seyahat ve aklınıza gelebilecek her yazıyı yazıyor. İpek, Günün İçinden Bıdılar adlı Blog sitesi ile meşgul. Oraya gidiyor, buraya gidiyor ve anında yazı yayınlıyor. Kendisini ilk kez Melis Danişmend'in 30 Ekim'de verdiği Babylon konserinde görmüştüm ama tanışmak kısmet olmadı maalesef. Biz de dedik bu röportajı mail ile değerlendirelim. -Buket Kalkan



-Adettendir sorayım. Kendinden biraz bahseder misin? Neler yapıyorsun, ve rahat bir gününde misin?

İpek: Kendimden bahsetmeye nereden başlayayım bilemedim ama çok sevdiği müziğin peşinden savrulan biri diyebiliriz. Bu da beni önce 17 yaşımdayken yıllar süren Blue Jean macerasına ardından da Dream TV’ye sürükledi. Gerçi “sürükledi" tam da doğru bir tanım değil zira hepsi karşıma çıktı. Birçok gazete ve dergide de dışarıdan yazılar yazdım. İçten dilemenin karşılığı olsa gerek. Biraz çalışmak ve tabii biraz da şans. Diğer soruya gelince; günümüz koşullarında ne kadar rahat olabilirsek o kadar rahatım. Özetle pek de değilim.

-Seni Dream TV'de yaptığın programlardan tanıyoruz. Peki Blogger dünyası ile buluşman nasıl oldu? Ne kadar bir sürede gelişti?

İpek: Aslında Blog’umu 2009 yılında açtım. Yani Dream TV’den 1 yıl kadar önce. Açarken “bir Blogger olacağım” temasından ziyade insanlarla iletişimde olma sevgimden yola çıktım. Yazdıklarım, insanların reaksiyonları… Tamamen bir iletişim kanalı olarak kullandım. Tabii en çok da yazma sevgimden kaynaklı bu işe giriştim.

-İlk zamanlar Blogspot üzerinden yazılarını yayınlıyordun. Şimdi ise Günün İçinden Bıdılar adını verdiğin bir sitene sahipsin. Çok emek veriyorsun, çok yazıyorsun. Peki ortalama ne kadar zaman harcıyorsun Blog için?

İpekAçıkcası Blog’un formatını biraz değiştirip, site haline dönüştürmekteki ana motivasyonum biraz daha eli yüzü düzgün ve derli toplu olmasını isteyişimdi. Sonuçta çok da profesyonel bir site değil, yine kendim yaptım. 
Bir diğer motivasyonum, her ay şu kadar yazı, bu kadar röportaj, şu kadar konser yazısı, bu kadar mekan tanıtımı vb. olacak gibi kararlarımın oluşuydu. Ancak maalesef içinde bulunduğumuz genel psikolojik durum beni çok etkiledi. İstemeden Blog’dan da kendimden de uzaklaştım ve kendime kızsam da blog’u epey ihmal ettim. Epeydir röportaj yapmamış olmam ya da konser yazılarındaki azalma gibi… Yani konsere gitmediğimden değil de elim yazmaya gitmediğinden daha çok. Bakalım, çok fazla mail ve mesaj alıyorum bu konuda. Belki yavaş yavaş tekrar daha hareketli bir hale getiririm.

-Hiç geriye dönüp eski yazılarını okuyor musun ve ya kendinde bir değişim görüp mutlu ve ya üzgün olduğun zamanların oldu mu?

İpekBugüne kadar yazdığım yazı ve yaptığım röportajların bir kısmını siteye de yükledim. Haliyle o süreçte okumuş oldum. Amaç hepsini yüklemekti ancak çok uzun süreceğinden arasından seçerek yaptım. Değişim kaçınılmaz, tabii ki var. En net değişim üslupta ve bakış açısında gerçekleşiyor. Konuları ele alış tamamen farklılaşıyor. 17 yaşında yaptığın bir röportaj ile 27 yaşında yaptığın bir röportaj arasında fark olmasa anormal tabii. Yazı konusunda da aynı şekilde üslup değişiyor. İster istemez kelimelerle başka bir ilişki kuruyor ve onlarla oynuyorsun.

-En sevdiğin sosyal platform hangisi? İçinden Instagram duyuyor gibiyim. :)

İpek: Kesinlikle Instagram! Bir kere en sevdiğim yanı, farklı ülkeler, gidemediğin konserler, uzun zamandır göremediğin insanlar, zaman zaman başka hayatlar ve daha nicesine tek tık’la konuk olabiliyor olmak. Son dönemde ise en büyük eğlencem dinlediğim müzikleri Story’de paylaşıyor olmak. Eskiden bu mecra Twitter’dı benim için, YouTube linkleri paylaşırdım. Ama şimdi Spotify’da dinlediğim bir şeyin screen shot’ını alıp hop orada paylaşıyorum. Bazen birilerinin yeni bir şeylerle tanışmasına vesile oluyorum, ne mutlu bana. 

-Peki Spotify'da en çok dinlediğin bir top 5'in var mıdır?

İpek: Zor bir soru oldu çünkü çok değişken. O yüzden geniş bir cevap vereyim sorunun dışına çıkarak. Öncelikle Metallica’nın Hardwired…To Self-Destruct albümüne bayıldım son dönemde. Radiohead, Nick Cave & The Bad Seeds, Massive Attack, dönem dönem PJ Harvey durmadan dinlediğim isimler arasında. Leonard Cohen, Bob Dylan, David Bowie gibi isimler de fonda hep ihtiyaç duyduğum isimlerden. Sanırım saymaya devam edersem daha çok isim söyleyeceğim. Özetle ruh halime göre çok değişebiliyor. Top 5 yapmak imkansıza yakın :) Spotify’daki listelerim genelde private. Çünkü ruh halime göre listelerim var. Ama yavaş yavaş herkese açık karma listeler oluşturmaya başladım. Beklerim. :)

İpek Atcan'ı takip etmek için;
www.gununicindenbidilar.com
www.twitter.com/ipekatcan
http://instagram.com/ipekatcan

Yorum Gönderme

0 Yorumlar