Vera : "Üçümüz Bir Arada Olalım, Bir İki Bardak Bir Şey İçip Biraz Muhabbet Edelim Yeter."

Canberk Karademir, Dünyacan Yılmaz, Arel Koray Nalbant
Üç güzel insan. Arel, Dünyacan ve Canberk. Türkçe Rock'ın güzel yüzleri diyebileceğim Vera ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Aslında yılın son röportajı diyebilirim. Çünkü 2016'nın bitmesine 2 gün kaldı. Vera, geçtiğimiz aylarda Bir Yangın Var adını verdikleri yepyeni albümlerini yayımladılar ve çektikleri Güzel Bir Kadın klibi ile adından bayağı söz ettiriyorlar. 2011 yılında düzenlenen 1. Be the Band müzik yarışmasında adlarını duymuştuk. Zaten hep derim Be the Band yarışmasından kesinlikle harika gruplar çıkıyor diye. Onlardan birisi olan Vera ile gerçekleştirdiğimiz eğlenceli röportaj işte aşağıda. :) -Buket Kalkan


-Rahat bir gününde misiniz? 

Arel: Pek sayılmaz. Güzel günleri bekliyoruz, gelsinler diye uğraşıyoruz hep birlikte. :)

-"Bir Yangın Var" adını verdiğiniz albümünüzü geçtiğimiz aylarda yayımladınız. Albüm süreciniz nasıl geçti ve ne kadar bir sürede albümü tamamladınız?

Canberk: 2014 ortalarına değin gidiyor süreç, prodüktörlerimizden Tarkan Gözübüyük ile şarkıların provalarına o tarihlerde başlamıştık. Özellikle prova ve kayıt günlerinin her zamanki gibi harika geçtiğini söyleyebilirim.

Dünyacan: Önce davul ve bas gitar kayıtları için Babajim Stüdyoları’ndaydık, ardından gitar ve vokaller için Arel’i Mooncat’e aldık. 2015’in başlarında bitti o güzel kayıt günleri. Sonra bir süre işin pek aşina olmadığımız kısmını ayarlamaya çalıştık; anlaşmalar, görüşmeler vesaire yani. 2016’nın başlangıcında da düğüm olabilecek en sağlıklı şekilde çözüldü, albüm nihayet sizin oldu. :)

-Albümden iki video yayınladınız. Başka şarkılara klip çekmeyi düşünüyor musunuz? Var mı aklınızda kliplendirmek istediğiniz parçalar?

Dünyacan: Elveda’nın videosu 2017 Şubat’ında yayınlanacak. Ardından bir klip daha düşünüyoruz, evet.

Canberk: Sürpriz olsun. ;)

-Bir Aylin Aslım sever olarak albümünüzdeki 'Elveda' düetinizden bahsetmek istiyorum. Aylin ile bir araya nasıl geldiniz ve parça nasıl ortaya çıktı?

Arel: Elveda, Selahattin Pınar ve Afife Jale’nin aşkını, ayrılığını anlatan bir hikayeye sahip. Düet formatında yazmıştım şarkı sözlerini de. Afife Jale’yi en güzel, en içten kim seslendirir diye düşünüyorduk, başından beri de içten içe Aylin’i düşünüyorduk açıkçası. Bir yandan tanışmıyorduk da o vakte kadar. :) Tarkan ve Cihan Abi’ye (Cihan Barış) rica ettik Aylin Aslım ile bir konuşmaları için. Demoyu yolladılar, sağ olsun kabul etti. O vesileyle tanışmış olduk. Hem şarkıyı bambaşka bir noktaya taşıdı, hem de sürecin devamında her zaman yanımızda oldu, destek oldu. Hayranıyız tabii kendisinin, şanslıyız epey. :)

"Bir Yangın Var" diyorsunuz. Peki bu yangını bu albümde söndürebildiniz mi?

Canberk: Söndürelim diye yazıldı şarkılar tabii ama bir dert bitiyor, sonra bir de bakıyorsun mönüde başka neler, ne dertler varmış… Aramızda acı acı geyiğini de yapıyoruz bazen, ‘Bir Yangın Var diye albüm yaptık, ülke yandı abi…’ diye.



-Sizi tanımak gerekirse, kendinizden bahseder misiniz? Vera nasıl ve nerede bir araya geldi?

Dünyacan: Arel ile bebeklik arkadaşıyız biz, 2 yaşımızdan beri tanışıyoruz… Birlikte Fifa filan oynuyorduk aslında; müzik derslerine başladığımızdan birbirimizin haberi yoktu. Canberk ile de ilköğretimden bu yana arkadaşı

Canberk: Arel lisede bir grup kurmuştu, biz o sırada Dünyacan ile lise orkestrasında çalıyorduk birlikte. Önce Dünyacan ekibe katıldı, daha sonra 2007 yazında ben girdim gruba.

-Verdiğiniz 'ilk' konser neredeydi ve ortam nasıldı?

Arel: İlk ekiple verdiğimiz konser bir dershanenin mezuniyet partisindeydi. Çok kalabalıktı, çok heyecanlıydım. Dünyacan ve Canberk’in de ekibe katılmasının ardından bir Denizli Açıkhava Tiyatrosu konserimiz var ki; çok daha kalabalıktı, çok daha heyecanlıydım.

Canberk: 1000 küsur kişi vardı, benim de Vera ile ilk konserimdi. Nasıl bir heyecandı anlatamam!

-Sizi de 2011 yılında düzenlenen Be the Band yarışmasından tanıyoruz. Adınızı da Neyse grubu gibi sık duyduk. Be the Band maceranız nasıldı, bu yarışmaya katılmak kimin fikriydi ve ne gibi unutulmaz anılarınız oldu?

Dünyacan: Radyoda duymuştuk sanırım yarışmanın tanıtımını. O zamanlar Myspace.com vardı, bizim şarkılarımız da orada duruyordu zaten… Daha önce de yarışma deneyimlerimiz olmuştu, her biri oldukça başarısız geçmişti. :) Bu yarışma diğerlerinden farklı bir noktada duruyordu üstelik; jüri çok ciddi isimlerden oluşuyordu, ödül çok ciddiydi. Bir de ‘Ne kaybederiz ki?’ diye düşündük elbette, formu doldurduk.

Canberk: Yarışma süreci gerçekten çok heyecanlıydı. Jüri ilk 10’a kalan ekipleri mülakata alıyordu, o mülakata aynı bir iş görüşmesine hazırlanır gibi hazırlandığımızı hatırlıyorum. :) Neticede yarı finaldeki en genç ekiplerden biriydik, bir çocukluk heyecanı vardı hepimizde.

Arel: Finale kaldığımızı öğrendiğim telefon Melis Tarhun Soyer’den gelmişti mesela, o sabah yaşadığım mutluluğu unutamam ben de. 'Be The Band' sürecinde harika insanlarla tanıştık, o yarışma sayesinde ilk profesyonel çalışmamızı yayınladık, bütünüyle harika bir hayat tecrübesiydi, her şeyi değiştiren cinsten.

-Müziğinizi oluştururken etkilendiğiniz belli başlı müzisyenler oldu mu? Olduysa kimler?

Dünyacan: Bambaşka müzikler dinleyen insanlarız, bu yüzden şarkıları oluştururken Vera’nın müziği üç yandan başka noktalara çekiştiriliyor, işin sonunda böyle bir yemek ortaya çıkıyor. Ortak noktalarımız arasında Foo Fighters ve Muse’u ön plana koyabiliriz sanırım.

Canberk: Bir de biz lisedeyken ülkede inanılmaz rock albümleri ardı ardına yayınlanmıştı. mor ve ötesi, Duman, Kurban, Teoman, Aylin Aslım… Tüm o harika albümlerin üzerimizde büyük etkisi vardır bana kalırsa.




-Grubunuzun ismi 'Vera'. Anlamını Nazım Hikmet'in eşi Vera Tulyakova'dan geldigini biliyoruz. Anlamı iddialı olan Vera ismini seçme sebebiniz neydi?

Arel: Anlamı yalnızca oradan değil, bir de Pink Floyd şarkısına konu olan VeraLynn’den geliyor. Lisedeydik, Vera isminin iki güzel kaynağı vardı, güzel de tınlıyordu açıkçası. :)

-Önceden 5 kişi olarak müzik yapıyordunuz ve şimdi artık 3 kişi olarak devam ediyorsunuz. 3 kişi olarak müzik yapmak nasıl bir etken? Günümüzün harika gruplarından Redd de 5 kişi olarak müzik yapıyorlardı ve şimdi 3 kişi olarak müzik hayatlarına devam ediyorlar. Sizde bu durum nasıl?

Arel: İnsanların hayat tercihleri üniversiteden sonra değişebiliyor, farklı noktalara kayabiliyor. Bizde de öyle oldu, sonucunda Vera’yı devam ettirmeye meyilli insanların bu üçlü olduğu ortaya çıktı :) Trio olmanın pek çok avantajı olduğunu söyleyebilirim, tüm kararların misliyle hızlı alınması başta olmak üzer.

-Peki Vera'nın müziğini grubu daha önce hiç dinlememiş birine nasıl özetleyebilirsiniz?

Canberk: Melodik. :) Şarkılarımızda enerjiyi, doğallığı, özeni ve en önemlisi de samimiyeti bir an olsun kaybetmemeye uğraşıyoruz.

Dünyacan: Bir Yangın Var bugüne kadar yayınladıklarımızın yanında biraz daha karanlık ve öfkeli bir noktada durdu. Bir de Arel’in şarkı sözlerinde nostaljik ve romantik bir tavır var her zaman; bu iki kelimeyi de ben ekleyeyim.

Arel: Doğrudur, Dünyacan öyle diyorsa. :)

-Vera son zamanlarda kimleri dinliyor? 

Canberk: Son zamanlarda da HighlySuspectve Royal Blood ortak ilgi alanımızda yer alıyor.


-Sahne için inandığınız bir uğurunuz var mı?

Arel: Üçümüz bir arada olalım, bir iki bardak bir şey içip biraz muhabbet edelim yeter :)














Yorum Gönderme

0 Yorumlar