DOĞU YÜCEL : "STAR WARS GİBİ GÜCÜ HİSSET"


Yeni kitabı "Kimdir Bu Mitat Karaman?" ile kitapseverlerin beğenerek takip ettiği Doğu Yücel ile yeni kitabı ve yazarlık hakkında 5 Soru 5 Cevap röportajı gerçekleştirdik. Geçtiğimiz Pazar günü Kadıköy Mephisto'da imza günü düzenlendi ve Yücel'i imza sonrası kendisini sorguya çektim. -Buket KALKAN 


özel röportaj! :)

Yeni kitabınız "Kimdir Bu Mitat Karaman?" hayırlı olsun. Kitabınızı yazmanız ne kadar sürdü?

Doğu: Bir yıla yakın süre malzeme topladım. Bir yıla yakın süre de yazması sürdü ama aslında Mitat karakteri çok daha öncesine dayanıyor. Belki de 10 senedir aklımdan geçen bir karakter ve hep böyle bir karakter odaklı biraz klasik roman anlayışı ile bir kitap yazmak istiyordum. Biraz kara mizah olsun istiyordum, biraz polisiye olsun istiyordum kitabın içinde. Polisiye olay nasıl olabilir diye hep aklımdan geçiyordu. İşte yaklaşık bir-iki sene önce apartmanda bir hırsızlık vakası yaşandı, o hırsızlık bana bu kitaptaki esas ilhamı verdi. 

Kimdir Bu Mitat Karaman'ın eğer sinema filmi yapılsaydı soundtrack'inde hangi şarkıların yer almasını isterdiniz?

Doğu: Spotify'da bir liste yaptım. Orada bayağı liste var ama öncelikle tabii kitapta da geçen Gökyüzünde Yalnız Gezen Yıldızlar var. Onun dışında Bruce Dickinson'ın Accident of Birth şarkısı çünkü orada da Mitat'ın hikayesi ile paralel bir durum vardır. Bruce Dickinson'ın da o şarkıda kazara doğduğunu anlatır yani plansız bir bebek olduğunu anlatır ve aslında istenmiyordur ama daha sonra mecburen dünyaya gelir diyelim. Mitat da biraz öyle bir karakter. O yüzden de o istenmeyen çocuk olma durumunu az çok psikolojisinde görüyoruz. Diğer yandan yine Bruce Dickinson'ın Man of Sorrows parçası olabilir. Objektif'in Çocuk isimli şarkısı orada mesela insanların çok sık çoğaldığı ve bu yüzden de çok fazla mutsuz çocuk olduğunu söyler. "üremeyin ulan" diye bir nakaratı vardır mesela ve aynı zamanda çok güzel bir şarkıdır, o olur. Redical Noise'un Bazen şarkısı, bir de kitapta geçen Rammstein'ın Heirate Mich şarkısı çünkü o mevlüt sahnesinde geçiyor. O da  bir evlilik şarkısı bu arada. Hep temayı yani bazı göndermeler yaparken de temayı atlamamaya çalıştım. Yine temanın etrafında dolaşan referanslar var kitapta. 

Yazarken önceden planlar mısınız, yoksa çalakalem mi yazarsınız?

Doğu: Kesinlikle önceden planlarım. Bayağı matematikçi hatta bir mühendis gibi. Bütün romanın bir iskeletini çıkartırım. İşte bu kitapta mesela 7 günde geçiyor hikaye, 6 gün ardışık, 1 gün tüm o haftadan sonra, bir ay sonra bir gün, 7 günde geçiyor toplam 55 bölüm falan var. O bölümünün hepsini ben tek tek sinopsis şeklinde yazdım. Ve mesela hangi sahnede hangi karakterler var, hangi sahnede hangi duygu var bütün o duygular peş peşe gelmesin istedim bir denge kurdum o yüzden gerçekten böyle bir matematikçi gibi çalıştım diyebilirim. 

"Yazmak için önce hissetmek gerekir" diye bir tabir var. Sizce de öyle mi yoksa şeytanları yenmemiz için mi yazmamız gerekir?

Doğu: Star Wars gibi gücü hisset. Gücü hissetmen gerekiyor; biraz bilinç altına kulak vermen gerekiyor, biraz duygularına, biraz da tabii birikimini ortaya çıkarman gerekiyor. Yani çok kitap okuman en azından yazdığın hikayedeki unsurlar hakkında bilgi sahibi olman bunlar gerekiyor, bir de çok çalışman, çok yazman, silmen, bir sürü taslak çıkartman yani böyle çok şey yapmaman lazım. Yazdım, oldu bittiye gelecek bir şey değil yazmak. Duygu da olacak, çalışmak da olacak, bilinç altının kağıda dökülmesini sağlamak da olacak işin içinde. 

Yazmak isteyen ancak nasıl yazmaya başlaması gerektiğini bilmeyenler için tavsiyeleriniz var mı?

Doğu: Geçenlerde Uydurmanın İncelikleri diye bir kitap çıkardık ben de yazarlar arasındayım. Hep Kitap'tan çıktı. Orada sanırım 12 yazar kendi yazma ritüellerini ve tekniklerini anlatıyorlar o kitabı öneririm. Onun dışında buna benzeyen kitapları önerebilirim. Lajos Egri'nin Piyes Yazma Sanatı mesela senarist olmayı düşünenler için genel olarak kurgunun tabiatında öğrenmek için Michel Chion'un Bir Senaryo Yazma Sanatı kitabı olabilir. Stephen King'in Yazmak Üzerine diye çok güzel bir kitabı var onu önerebilirim. Ama onun dışında en temel öneri tabii ki çok okumak ve çok yazmak, bir de temel hikayeyi çok iyi kurmak; hem temel hikaye, hem de karakterleri eğer hikayeyi ve karakterleri iyi kurarsanız zaten bir noktadan sonra hikaye kendiliğinden ilerliyor. O karakterler bir vücut buluyorlar, onlar hatta sizin kontrolünüzün dışına çıkıp sizden özgür bir şekilde karar verebiliyorlar, bazı hareketlerde bulunabiliyorlar. O zaman zaten anlıyorsunuz ki doğru yoldasınız bir noktadan sonra biten hikaye yazarın kontrolünden de çıkıyor ve bir seyirci gibi izlemeye başlıyorsunuz fakat öbür türlü karakterleri iyi kuramazsanız hikayenin de temeli sağlandı ise sürekli "e şimdi ne olacak, bu hikayeyi nasıl uzatabilirim?" diye kaygılar, write's block (yazar tıkanıklığı) denilen şeyler, tıkanmalar yaşanıyor. Genel önerilerim: doğru başlamak. 


"Böylesine sıradan bir anda nasıl bir değişim yaşanabilir ki? En fazla ne olabilir? Mitat televizyonda aynı şeyleri geveleyip duran adamlardan birinin sarf edeceği muhteşem bir sözle hayatı hakkında büyük bir uyanış mı yaşayacak? Çitlediği çekirdeğin kabuğu dişetlerine saplanacak, bunu fark etmeden ağzını kapatınca fantastik filmlerdeki canavarlar gibi can mı verecek? Kabuğu tamamen kapalı olan antepfıstığını açmaya çalışırken elini mi kıracak? Ne olabilir ki Allah aşkına?"

Doğu Yücel Resmi Web Sitesi



Yorum Gönderme

0 Yorumlar