FRENCH OJE : "İZLEMEYİ, SORMAYI, SORGULAMAYI SEVİYORUM"

Fotoğraf : Mert Ceylan

Sürdüğü tek oje idi French. 2 yıl sadece bu ojeyi sürdüğünü ve açacağı yeni blog için isim ararken yakın arkadaşı "French Oje olmalı" demesiyle yıllardır kendisini French Oje olarak tanıdık. Kendisini severek takip ediyoruz. Erkek Dedikodusu, Keşke Ben Uyurken Gitseydin, Peki Ben Şimdi Ne Yiycem? & Uzman Diyetisyen Simge Çıtak, Sen Yokken Yine Yanlış Yaptım, Ben Hiç Giden Olmadım ve son kitabı Mükemmel Bir Son ile en sevilen yazarlardan French Oje ile mükemmel bir röportaj yaptık. Soruları hazırlarken ve cevapları okurken çok eğlendiğimi  belirtmek isterim. Cıvıl cıvıl bir insan French Oje ile lafladık. -Buket KALKAN

-Sizi French Oje olarak birbirinden güzel kitaplarınız ve Instagram'da paylaştığınız harikulade fotoğraflarınız ile tanıyoruz. Bunun yanı sıra asıl French Oje neler yapıyor, biraz bahseder misiniz?


French Oje: French Oje bu ara yatıyor ya Buket, o kadar yorulmuşum ki ruhen ve fiziken aslında, dinlenmem bitmiyor. Ertelediğim her şeyi yapıyorum artık bir de. Dizilerimi izleyemiyorum ve çeviri kitaplar okumuyorum kitap döneminde, o birikenleri de şimdi eritiyorum. 


-Instagram'da paylaştığınız fotoğraflarınız çoğu Mert Ceylan imzası taşıyor. Mert Ceylan ile bir araya nasıl geldiniz? Ayrıca sizin Ceylan'ın çektiği fotoğraflardan hangilerini beğeniyorsunuz? 


French Oje: Mert ile ortamımız hep aynıydı zaten, bir araya gelememiştik ama birbirimizi iyi tanıyorduk. Bir sürü çok iyi diyebileceğim fotoğrafı var aslında seçemem. En çok etkileşim alanlar desem, çok beğendiğim ama Instagram'ın azizliğine uğrayanlar da var.


-Yazı yazarken nelerden ilham alıyorsunuz?


French Oje: İnsanlardan, duygulardan, tepkilerden... Gerçek hisler ve gerçek tepkiler çok önemli benim için, izlemeyi, sormayı, sorgulamayı seviyorum. Bu da bana kitap döneminde çok yardımcı oluyor.


-Story'lerde her gün bir yerlerde görüyoruz sizi. Kıyafet zevkinizden tutun da detaylı bir şekilde bir ürünü anlatmanız takdir edici. Peki, alışveriş ya da moda pişmanlıklarınız oldu mu? Olduysa da "ben bunu nasıl almışım?" dediğiniz?


French Oje: Ben bir yaptığı diğerini tutmayan insanlardanım aslında. Ama neyse ki, bir sene sonra tutmuyor yaptıklarım birbirini. Yani geçen sene aldığım, hatta bayılarak aldığım bir şeye bakıp, neden aldığımı uzun uzun düşünüyorum. Yazdığım, yaptığım hiçbir şeyi de beğenmiyorum sonradan. Aslında bu biraz yorucu ama yerinde saymaktan, hep aynı şeyi yapmaktan iyidir. :)


-Müzik zevkinizi acayip derece merak ediyorum. Şu ara kafayı taktığınız sanatçı/albüm/şarkı hangisi?


French Oje: O da çok değişiyor. Bazen, duygularıma çok yoğunlaştığımda genellikle yeni isimleri, pek tanınmayanları bulur dinlerim. Onların anlatacakları benim hissettiklerime çok uygun oluyor çünkü. Ama bazen de dünya umurumda olmadığında popüler şarkıları dinliyorum. Lady Gaga'ya takmıştım mesela bir ara. Sürekli ama sürekli onu dinliyordum. Ama sor, hakkında hiçbir şey bilmem. Bu ara, özel nedenlerle biraz da, elim şarkı dinlemeye gitmiyor nedense. o kafada değilim. Ama en son Yüzyüzeyken Konuşuruz'a takmıştım. 

Fotoğraf : Mert Ceylan

-Boş bir vakit bulup eski yazılarınızı okuyor musunuz? Kendinizde değişim görüp mutlu ya da üzgün olduğunuz zamanlarınız oldu mu?

French Oje: Eski yazılarımı okuyunca ne demek istediğimi hiç anlayamıyorum. Genellikle hiç beğenmiyorum, kendimden çok uzaklaştığımı hissediyorum tabii. Yaptığım, yazdığım çoğu şeyi beğenmem. Sonradan çok duygusal bulur, uyuz olurum. Ama bu normalmiş, yazdıklarını aşırı beğendiğini düşünsene, manyak gibi. :))


-Sizin verdiğiniz tavsiyeler sayesinde birkaç mekan keşfediyorum. Bize favori mekanlarınızdan bir Top 5 istesek?


French Oje: Arnavutköy Alexandra (evet hala:)), Yeniköy Nanny, Nişantaşı Sunday, Galata Mavra, Karaköy Han.


-Son kitabınız Mükemmel Bir Son'u tam bir günde okudum ve bitirdim. Açıkçası kitabın sanki devamı gelecekmiş gibi hissettim. Müge karakterini çok iyi yansıtmışsınız diyebilirim. Yeni bir kitap yayınlayacağınızın haberini de alınca çok çok mutlu oldum. Kitap yazmak için nelere ihtiyaç duyuyorsunuz? Yazmak, yalnızlık isteyen bir şey mi?


French Oje: Yalnızlık, sessizlik ve doluluk isteyen bir şey. Bir noktada taşmanız gerekiyor sanki vereceğiniz duyguyla alakalı. sonra geliyor yazılar. Bir de benim durup dururken ilham gelmiyor. Ben bilgisayarın başına oturunca geliyor yazacaklarım. Bana bile sürpriz oluyor.


-Sizce sosyal medyanın 3 altın kuralı ne?


French Oje: Aslında hep bunu yanlış buluyorlar ama bence doğru: Mutlu anları paylaşmak, mutlu anları saklamak... Kendinizi her şeyinizle ortaya koymanızın gereği olmadığını düşünüyorum hala. Yani mutsuzluk binlerce, on binlerce kişiyle paylaşılınca azalıp biten bir şey değil sosyal medyada. O yüzden mutluluk paylaşmaya devam. Tek kuralım bu.


-Hayatınızdaki iyi her şeyi neye borçlusunuz? 


French Oje: Hislerime, şansıma, çabama... Bir şekilde çok kötü bir durumun içinde de olsam, krizin içinde de olsam, ondan çıkmaya çabalarım. iyileştiririm. Hayatta başınıza gelenler değil ama onların devamı birer tercih. O yüzden başa çıkabilme yeteceğime borçluyum iyi şeyleri.


-Takip ettiğiniz bloglar var mı? Varsa da  blog'larda en çok okumayı sevdiğiniz konular neler?

French Oje: Hiç okumuyorum. Eskiden çok okuyorduk ama şimdi bulduğum her fırsatta kitap okuyorum galiba.

http://twitter.com/french_oje


http://instagram.com/frenchos


Yorum Gönderme

0 Yorumlar