Nova Norda: "Bu Hayatın Hakkını Vermek İstiyorsak O İç Sesleri Mutlaka Dinlemeliyiz"


Nova Norda ismini birçok mecrada görüp dinlemeye bir türlü fırsatım olmamıştı. Beni Biraz şarkısını dinlediğimden beri sürekli evde ve ofiste Nova Norda dinler oldum. Nova Norda yılladır biriktirdiği bestelerini 2018 yılından beri her ay yeni şarkısını yayınlayarak dinleyicileriyle buluşuyor. Nova Norda ile gündem ve müzik hakkında röportaj yaptık. Keyifli okumalar. -Buket Kalkan

Müzisyen kimliğinizden önce kurumsal medya sektöründe çalışıp sonrasından her şeyi bırakıp tamamen kendinizi müziğe odakladınız. Müzik sektöründe  yeni isimleri görüyoruz. Ülkemizde müzik yapmanın neredeyse zor olduğu şu dönemlerde siz bu durumu nasıl değerlendirirsiniz?

Nova Norda: Türkiye’de müzik yapmanın değil, müzik piyasasında ayrışmak için gereken önemi gösterecek zamanı bulmanın zor olduğunu düşünüyorum. Örneğin ben parçalarımın %90’ına yakınını bir tablette, kafe köşelerinde oturarak üretiyorum. Yine kendi başıma dijital müzik dağıtım platformları üzerinden parçamı yayınlıyorum, duyurmak istiyorsam kendi sosyal medyam üzerinden yeni haberleri dinleyicilerimle paylaşıyorum. Bir parça için gelen ilk ilhamdan parçanın dinleyicinin kulağına ulaşmasına kadar geçen süreç hep bu self-servis dijital dünya içinde gerçekleşiyor ve oldukça kolay. Asıl mesele bunların ötesinde bence. Müziğinizin diğer müziklerden ayrışabilmesi, bir kez dinledikten sonra bir kez daha dinleme isteği uyandırması işin zor kısmını oluşturuyor. Bunun için de parçalarla, görsel dünyanın anlattıklarıyla, müziğin atmosferiyle çok ciddi uğraşmak gerekiyor. Türkiye’de yapması zor olan esas kısım bu bence, çünkü tüm bu işler için uzun vakitler ayırmak gerekiyor ve hepimizin bir geçim derdi var. Onun haricinde pek bir zorluk göremiyorum ben. :)

Şarkılarınızı elektropop üzerinde yapıyorsunuz. Müziğinizi oluştururken etkilendiğiniz belli başlı isimler var mı?

Nova Norda: Çocukluğum diyebileceğim zamanlardan beri çılgıncasına Depeche Mode dinliyorum, müziğimi hayli şekillendirmiş olsa gerek. Aslına bakarsan bu durum bence tüm müzisyenler için geçerli, çocukluğunda en çok etkilendiğimiz müzisyenler, müzik kariyerimize yön veriyor. Biz de geleceğin müzisyenlerine!

Nova Norda ismi epey iddialı. Peki bu deneyimler size neler katıyor?

Nova Norda: Böyle düşünmene çok sevindim! Ben de çok heyecanlıyım. Kariyerimi bırakalı 1.5 yıl, Nova Norda olarak yola çıkalı ise 1 yıl oldu. Bu 1.5 yıl içinde hayatımın hiçbir döneminde yaşamadığım kadar yeni deneyim yaşadığımı söyleyebilirim. Tek başına bağımsız müzisyen olmak, pek çok sorumluluğu kendi üzerine almak anlamına geliyor ve tüm bu sorumlulukların aynı anda hakkını veremeyebiliyorsun. Hatalar yapıyorsun. Daha önce deneyimlemediğin şeyler seni tökezletiyor ve düşüyorsun. Sonra tekrar ayağa kalkmayı öğreniyorsun. Tam bir şeyi öğrendiğini, aştığını düşünürken bu sefer yepyeni bir mücadele karşına çıkıyor, her şeyin yanında bir de onunla baş etmeye çalışıyorsun. Derken derken, bu düş-kalk-yine dene süreci, normalin haline geliyor ve bir dayanıklılık geliştirmeye başlıyorsun. Şu ana kadar bunu gözlemledim kendimde. Ben aynı anda hem dışa dönük, hem utangaç biriyim. Bu süreç en çok kendi sınırlarımı fark etmem ve esnetmem de bana yardımcı oluyor, diyebilirim. Nova Norda sağ olsun, yaşadığım her yepyeni deneyimle her gün değişiyor, güçleniyorum.

Müzik zevkinizi merak ediyorum. Şu ara kafaya taktığınız sanatçı/albüm/şarkı hangisi?

Nova Norda: Genellikle yolda yürürken beni yenilmez hissettiren parçaları dinlemeyi tercih ediyorum. Spotify’da İlhamlıx isimli bir playlist’im var. Beni öyle hissettiren tüm parçaları orada listeledim. Dilerseniz oradan dinleyebilirsiniz. :)

Bu güne kadar hayalini kurup gerçekleştirebildiğiniz düşünüz var mı? Nova Norda hayaline ulaşmak için neler yaptı?

Nova NordaElbette daha yapmayı düşlediğim çok şey var ama şu an hayalimi yaşadığımı rahatlıkla söyleyebilirim. 1 sene önce bana şu günlerimden bir kesit gösterseler, heyecandan küçük dilimi yutardım herhalde. Bunun için neler yaptı Nova Norda dersen, her şeyden önce müziğine çok inandığı için tüm kariyerini bıraktı. Yaklaşık 1 sene boyunca finansal belirsizlikle baş etmeye çalıştı (en zor kısmı buydu). 1.5 sene boyunca gece-gündüz (bazı varoluşsal buhran dönemleri hariç), hiç tatil yapmadan çalıştı. İşin görsel dünyasından müzikal atmosferine, her detayıyla uzun uzun uğraştı. Hala da böyle devam ediyor hayatım. En az kurumsal dünyadaki kadar çılgınca yoğun bir tempo içindeyim. Tek farkı, aldığım sorumlulukların her birini kendi isteğimle seçmiş olmak. O nedenle hiçbir yorgunluk batmıyor. Kendimi bu tempodan şikayet ederken bulduğumda hemen durduruyorum, çünkü bu tempoyu oluşturan her şey benim için çok keyifli! Ustalık tutkudan gelir derler ya, ona çok inanıyorum. İçinden geliyorsa iyi yapıyor insan yaptığı şeyi, zorlama olan her şeyse üstün körü, yarım yamalak kalıyor. Tek bir hayatımız var. Bu hayatın hakkını vermek istiyorsak o iç sesleri mutlaka dinlemeliyiz diye düşünüyorum.

Yorum Gönderme

0 Yorumlar