Hipersona: "Radyolar Çalmıyor Diye Biz Müziğimizi Değiştirmek İstemiyoruz."


Hoş geldiniz. Yüksek enerjisi ve sahne performansıyla çok sevilen Hipersona ekibi ile çok keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Hipersona'nın temelleri 2018 yılının başlarında Ankara'da atıldı. Bilgesu Ünalan (vokal&gitar), Bengisu Ünalan (bas gitar&geri vokal) ve Burak Cengiz (davul)'den oluşan Hipersona'nın müziğinin birkaç aydır takipçisiydim. Bunun şerefine röportaj ile taçlandırmak istedim. Bakalım bu karantina boyunca Hipersona üyeleri neler yapıyor ve müzik hayatlarını hep birlikte yakından tanıyalım. -Buket KALKAN

-İlk öncelikle röportajımıza nasılsınız diyerek başlayayım. 2 aylık karantina sürecinde siz de bir grup olarak bu zorlu süreç sizi nasıl etkiledi?

Bilgesu: İyiyiz ama çalacağımız çok fazla konser ve festival iptal oldu. O bizi üzüyor açıkçası çünkü şehir dışı konserlerimiz vardı. Zonguldak, İstanbul, İzmir’de olacaktı. Onların hepsi iptal oldu; Ankara’daki birçok konser de. Ama bir yandan da iyi oldu çünkü çok uzun zamandır bekleyen ve bir şekilde üstünde çok fazla yoğunlaşamadığımız besteler-demolar vardı; onlarla uğraşmak bizim için daha rahat oldu. Ama yine de konser verebilsek daha güzel olurdu diye düşünüyorum.

-Sizi daha detaylı tanıyalım öyleyse. 

Bengisu: Aslında bizim grubun temeli taa bizim bir önceki gruba dayanıyor. Burak’la son çaldığımız grup dağıldıktan sonra biz Bilge ile devam edeceğiz dedik ve davulcu ararken de Burak’a tekrar haber verdik "biz devam ediyoruz, sen de geliyor musun?" diye. Burak da “okey” dedi ve öyle üçümüz başladık ama direkt Hipersona ile başlamadı; zaten öncesinde tanışıyorduk. O grupta da bizim Burak’la
tanışmamız şöyle: biz bir festivalde çalarken Burak’la şimdi ortak arkadaşımız -hatta grubun roadie’si olan- Hasan bizi görüyor, sonra biz davulcu aradığımızı internet üstünden duyurunca Hasan, Burak’a haber veriyor. Burak öyle gelmişti, sonrasında da Hipersona ile devam ettik.

-4 şarkılık bir EP albümü ile karşımızdasınız. Türkiye şartlarında albüm yapmanın neredeyse zor olduğu bir dönemden geçiyorken sizler bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bengisu: Aylardır üstünde çalıştığınız şarkıların 5 dakika içinde 1 kere dinlendikten sonra, hatta şarkının sonuna kadar bile dinlemeden “Bu olmamış.” denilip atılması çok kötü. Aslında şu dönem, bu yüzden çok da albüm dönemi değil. Biz 15-20 şarkılık albüm yapmayı çok isterdik ama insanlar dinlemiyor, çok çabuk tüketiliyor. Şey de çok tatlı: o albümün, kapağın, klibin her şeyi çok yardımlaşma ile yapıldı. Kapak çekimlerini bizim fotoğraf çekimlerini yapan Kaan abi (Koçakoğlu) yaptı, tasarımını Bilge’nin hocası yaptı, klip çekimi okuldan ortak arkadaşlarla yapıldı. Bu açıdan yeri hep ayrı olacak.

Bilgesu: Bazı şarkılar çok çok daha önceden çıkmıştı 2017,16,15. Zamanla çok değişti ama… Onları toplayıp insanların karşısına çıkmak bir yandan mutlu ediyor. Ama bir yandan da “Acaba hepsini belli aralıklarla single olarak mı çıkartsaydık?” diye düşündürtüyor. Yine de EP ile çıkmış olmak güzel. EP’nin kapağını da -ben mimarlık okuyorum- hocalarımdan Bilge Beril Kapusuz tasarlamıştı, bu da beni EP’ye dair çok mutlu eden bir şey.

-3 kişi olarak müzik yapıyorsunuz. Tarzınız da Türkiye standartlarına göre epey iddialı diyebilirim. Bu sound'unuzu neye borçlusunuz? Etkilendiğiniz belli başlı isimler var mıydı bu EP albümü yapma aşamasında?

Bengisu: 3 kişilik bir grubuz, benim bu açıdan en net hissettiğim: bas gitarı daha agresif kullanıyoruz çoğu gruba göre. Çünkü tek gitarlı bir grubuz. Belki albüm kayıtlarında çok yok ama; ben konserlerde -ki konserlerde daha net hissediliyor bu sound olayı- distortion kullanmayı çok seviyorum. Davullar daha güçlü. Vokaller özellikle yeni gelen şarkılarda daha hırçın. Bu küçük küçük şeyler birleşince ortaya güçlü bir sound çıkıyor. Radyolar çalmıyor diye biz müziğimizi değiştirmek istemiyoruz.

Bilgesu: Büyük konuşmak istemiyorum ama hepimizin müziğe bakış açısı şu yönde: hiçbir zaman kendimizi hissettiğimiz şekilde müziğimizi yapmaya dair korkumuz olmadı ve olmayacak da. Biz böyle hissediyoruz ve açıkçası dinlemek isteyenler bizi bu şekilde sevip dinlesinler diye düşünüyoruz. Etkilendiğimiz isimler olarak QOTSA, Foo Fighters, Nirvana, Green Day, Distillers, Paramore… Daha böyle punk kökenli grunge-post grunge-alternatif isimler.

Burak: Trio çalmanın belirli zorlukları var. Tabi bazı güzel yönleri de var. Bunlar birbirini dengeliyor diyebilirim. Tarzımız Türkiye standartlarına göre aslında iddialı değil bence. Biz rock müzik yapıyoruz, son dönemde piyasada yapılan müziğe bakılınca değişik geliyor. Son dönemdeki işlerden farklı diyebilirim. Gecemizi, gündüzümüzü bu işi yaparken harcıyoruz ve çok emek sarf ediyoruz. Gerçekten şarkının çok küçük bir kısmına bile günlerce kafa patlattığımız oluyor. Şarkıların ana hatları genelde Bilge ve Bengi’den çıkıyor, sonraki düzenleme kısmına beraber bakıyoruz ve dediğim gibi günlerce çalıştığımız oluyor.

-Hipersona ekibi müzik dışında neler yapıyor?

Burak: Müzik dışında beraber çok zaman geçiremiyoruz aslında, ben bunu kızların yoğunluğuna bağlıyorum. “Ya kardeş hadi çıkalım, beraber bir şeyler yapalım.” demeye çok fazla vaktimiz de kalmıyor aslında. Ben zaten artık şehir dışında okuyorum, dolayısıyla sadece provalara ve konserlere gelip gidebiliyorum. Kızlar çok yoğun, özellikle de Bilge sene içinde çok yoğun oluyor. Gerçi şu sıralar virüs muhabbetinden dolayı o kadar yoğun olduklarını sanmıyorum. Bazen birlikte sevdiğimiz grupların konserlerine gidiyoruz. Onun dışında ne yapıyorsak ne konuşuyorsak ve yiyip içiyorsak hep prova esnasında oluyor. Biz zaten çok sık prova alan bir grubuz, haftanın en az 2-3 günü görüşüyoruz.

Bilgesu: Ben proje çiziyorum, hatta hayatım müzik dışında sadece bundan ibaret bile olabilir. Yogaya başladım. Okul dönemi çok fazla uyuyamadığım için bu ara biraz uyuyorum da. Aslında çok uyumuyorum. Herkes bana “Bilge kalk, çok geç kalkıyorsun.” falan diyor ama geç yatıyorum ben. Bir de Bengi beni spor yapmaya zorluyor.

Bengisu: Ben düzenli spor yapıyorum.

Bilgesu: Ayrıca şekersiz fit-diyet kek de yapıyorsun.

Bengisu: Ama güzel oluyor, yapınca yiyorsun şimdi burada artistlik yapma. :)



-Hipersona'nın müziğini dinlememiş birisine müziğinizi nasıl özetleyebilirsiniz?

Bengisu: Gürültülü.

Bilgesu: Enerjik. Asla uyuşuk bir grup değiliz, sahnede de uyuşuk olmayı sevmiyoruz.

Burak: Bence tek kelimeyle enerjik. Zaten biz böyle olsun, enerjimizi müziğimize ve canlı performansta dinleyicimize yansıtalım diye çok uğraşıyoruz.

-Şu sıra kafaya takmış olduğunuz sanatçı/albüm/şarkı hangisi diye sorsam?

Bilgesu: Ben bu ara çok fazla şeyi dinliyorum: Paramore’un Riot! albümü. Çok seviyorum Paramore’u. Onun dışında Queens Of The Stone Age’in albümlerini çok sık dinliyorum bu aralar.

Bengisu: Benim de aynı. Zaten genelde Bilge ile ortak şeyleri dinliyoruz, evde hep ortak müzik çalıyor. Bunlara ek olarak şeyi de ekleyebilirim; Hayley Williams’ın yeni albümündeki Simmer parçası. Albümden önce single olarak çıkmıştı.

Burak: Bir düşüneyim… Sanırım bu ara çok fazla üst üste dinlediğim şarkı yok. Okuldaki hocalarım sayesinde çok fazla Türk müziği dinliyorum bu aralar. Muhtemelen Selanik Türküsü’nü çok dinliyorum. Ege yöresine ait türküleri çok dinliyorum. Bu dönem Zeybek öğreniyoruz okulda. Ben de bağlamacıyım. Müzik okuyorum.


-Alen Konakoğlu, Türkiye'de çok sevdiğimiz bir isim ve albümünüzün mix-mastering aşamasını Amerika'da kaydetti. Yollarınız nasıl kesişti kendisi ile?

Bilgesu: Alen abi bizim önceki grubun prodüktörlüğünü üstlenmişti, hatta kayıtları da beraber almıştık İstanbul’da. Mix-mastering’ini de Alen abi yapmıştı. Aslında 2016’dan beri çıkarttığımız her işte onunla beraberiz. Ankara’dan İstanbul’a gitmiştik kayıtlar için, bu bizim için çok heyecan verici ve büyük bir olaydı. Ciddi anlamda sekiz şarkılık ilk albümümüzü kaydetmiştik Alen abi ile. İnanılmaz gerilmiştim.

Bengisu: Şeyi hiç unutmuyorum: 2016’daki kayıtlarda aynı koltukta yan yana oturuyorduk ve biz Bilge’yle acayip gerilmiştik.

-Üniversite şenlikleri ve çeşitli festivallerde sahne almışlığınızı öğrendim. İlk konser deneyiminiz neredeydi ve ortamı nasıldı?

Bengisu: 30 Ağustos’ta çalmıştık.

Bilgesu: 31 Ağustos’tu.

Bengisu: Zafer Bayramı’nın kutlamasıydı ama evet, 31’indeydi konser. IF’te çalmıştık Ankara’da. Tek bizim konserimiz değildi aslında, 4-5 grupluk bir etkinlikti. Batu Akdeniz, biz, 163 ve sanırım birkaç grup daha vardı.

Bilgesu: İlk konseri IF’te vermek mutlu etmişti beni. Bir de Ankara’dan çıkan isimlerle beraber konser vermek güzeldi. Tepkiler de güzeldi, bizi önceki grubumuzdan tanıyan insanlar da vardı orada. Benim de solist olarak çıktığım ilk konserdi, çok stresliydim konser öncesi. Çok net hatırlıyorum o günü.

Burak: IF’teydi, çok garip bir ortamı vardı. Tek bizim konserimiz değildi, büyük bir etkinlikte çalmıştık. Birçok isim çaldı o gece. Biz de sonlara doğru sahneye çıkmıştık, biz sahneye çıktığımızda artık seyirci yorulmuştu. Sahnenin önünde headbang yapan 2-3 kişi vardı ve geri kalanı yavaştan kendi kendine sallanmaya başlamıştı. Çok zevkli bir konserdi, Hipersona ile hiç unutmayacağım anılarımdan bir tanesi. Konserin sonunda bayağı hareketlenmişti seyirci, enerjimizi yansıtmayı başarabildiğimizi düşünüyorum. Ama özellikle de sahnenin önünde headbang yapan tayfayı asla unutmayacağım.

-Şey tabiri var çok sevilen: "Ankaralı grup" Bu sizde neyi çağrıştırıyor? Ankaralı grup olmanın avantajlarından bahsedebilir misiniz? Eminim çok özeldir.

Burak: Burada birlikte çalışabileceğimiz, ilham alabileceğimiz bir sürü müzisyen var. Ankara’dan çıkmış olan çok büyük müzisyenler var, sokakta yürürken bazen bu adamlara denk gelebiliyoruz. Müzik dehaları yetiştirmiş bir şehir Ankara. Umarım biz de bir gün o isimler arasında yerimizi alırız. Bakalım neler olacak göreceğiz.

-Karantina süreci bittiğinde Hipersona ekibi neler yapacak? İleride bir albüm yapar mısınız? Yazmış olduğunuz yeni şarkılarınız var mı? Ya da ufuklarda yeni çıkacak single?

Bilgesu: Konser.

Bengisu: Parti.

Bilgesu: Konser lan. :)

Bengisu: Konser :) Daha iki saat önce Bilge’yle yaptığımız yeni şarkıları oturup çaldık ve gerçekten çok heyecanlıyız. Çok güzel şarkılar biriktirmişiz, baya birikmiş hatta ama onları oturup iyice düzenlememiz lazım ufak tefek şeyleri var. Biz hazırız ama İstanbul’a gidip kayıt almamız gerekiyor, o iş ne zaman olacak bilmiyoruz.

Bilgesu: Evet, kayıtları İstanbul’da alıyoruz. Ne zaman İstanbul’a gidip kayıt alacağız o çok düşündürüyor beni ama gerçekten çok heyecanlıyım yeni şarkılar için.

Bengisu: Bir şey diyeceğim: O şarkıların kayıtlarına daha var ama bizim Zincir ve Nerde Kaldı Vicdan’la beraber kaydettiğimiz bir şarkı daha var. O şarkı gelebilir yakında, onun için bir sene beklememize gerek kalacağını düşünmüyorum ama diğerlerine daha var.

Bilgesu: O şarkı da beni heyecanlandırıyor yine.

Bengisu: Biz hep heyecanlanıyoruz. :)

Bilgesu: Belki de şu ana kadar kaydettiğimiz en hareketli ve sert parça.

Bengisu: Daha punk. Sert değil aslında o kadar da.





Yorum Gönderme

0 Yorumlar