Melis Danişmend: "Fikirleri Yazıya, Şarkıya Dökmek Müthiş Bir Terapi."


Hoş geldiniz. Bugün çok nefis bir röportaj ile karşınızdayım. 10 yıldır kendisini severek takip ettiğim kıymetli Melis Danişmend ile çok keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Bana birçok konuda ilham olan Melis Danişmend ile müziğe ve gelecek planlarına dair konuştuk. -Buket KALKAN aka @bindozofkeli :) 

-İlk öncelikle nasılsınız diyerek başlamak istiyorum. Evde kaldığımız şu iki ay içerisinde siz de bir müzisyen olarak, bu süreç kariyerinizi nasıl etkiledi?

Melis: İyiyim çok teşekkür ederim. Bu süreçte sağlıklı olmak en önemlisi. Tüm dünyada hayatı durduran bir salgın söz konusu ve gücümüzü kaybetmemek için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Her sektör çok zorlanıyor ama müzik ve eğlence sektörüne çok ağır bir darbe inmiş durumda. Toparlanmak için zamana ve sektör olarak efektif kararlar almaya ihtiyacımız var.

-Daha Az Renk albümünüzün yayınlanalı bu yıl 10. yılı olacak. Üçnoktabir olayından sonra sizin sakinleştiğinizi bu albümü dinlerken anlamış oluyorum. Neler söylemek isterseniz ilk albümünüz için?

Melis: Öncelikle, 10 sene olduğunu siz söyleyince fark ettim ve bir an için inanamadım. Daha Az Renk solo kariyerimin ilk albümü olduğu için bendeki yeri ayrı. Neredeyse sadece piyano ve akustik gitarla kaydettiğimiz, davulun olmadığı minimal bir albüm. O zaman yapmak istediğim tamamen buydu ve sonuçlarından da çok memnundum. Sound’undan kapak fotoğrafına kadar bütünlüklü bir iş olduğunu düşünüyorum.

-3 albümünüzün yanında yapmış olduğunuz cover ve düet projeleriniz var. Pinhani, Cem Adrian ve Ufuk Beydemir gibi. İleride bir düet albüm projesi düşünüyor musunuz?

Melis: Düet albüm hiç düşünmedim ama sevdiğim müzisyen arkadaşlarımla bir araya gelip müzik yapmaya devam edeceğim. Bana her zaman iyi geliyor.

-‘Ve Ev’de Karantina’ adı altında Instagram kanalınız üzerinden konuklar alıp canlı yayınlar gerçekleştiriyorsunuz. Ve Ev albümünüz tam da bu zamana çok uygun diyebilir miyiz?

Melis: Evet isim ve tema olarak çok uydu. Sevdiğim arkadaşlarımı yayına alıyorum, hem bu süreci hem de işlerimizi konuşuyoruz. Bir sonraki konuklarım da Üçnoktabir’den grup arkadaşlarım olacak, biraz nostalji yapacağız. :) 



-Ben şunu çok merak ediyorum da, Bin Doz Öfke parçanız nasıl ortaya çıktı? Ne düşünüyordunuz bu parçayı yazarken? Babylon kulisinde bu ismin bana çok ilham verdiğine dair sohbetimiz olmuştu sizinle. “Öfkeden delirdim” diyerek giriyorsunuz parçaya. Sizce hepimizin içinde bin doz öfke var mı? Öfkeden deliriyor muyuz?

Melis: Hepimizin içinde öfke var ama onu ne kadar kontrol edebildiğimiz kişiden kişiye göre değişiyor. O şarkıyı yazdığım zaman -adından da anlaşılacağı üzere- son derece ‘elektrikli’ bir ruh haline sahiptim ama şarkım bana o öfkeyi atlatmam konusunda yardımcı oldu. Yani kendi merhemimi kendim yaratmış oldum aslında. Şimdi konserlerde gülerek, dinleyicilerin de güldüğüne şahit olarak ve çok eğlenerek söylüyorum o şarkıyı.

-Yazmak ve müziği tek bir yerde özetleyecek olsanız bu nasıl olurdu?

Melis: Özeti yaptığım işlerde herhalde :)

-Şu sıralar kafaya taktığınız sanatçı/albüm/şarkı alabilir miyiz sizden?

Melis: Takmak demeyeyim de Fiona Apple’ın son albümü Fetch the Bolt Cutters’ı çok beğendim. Bu süreçte açıp bazı eski albümleri dinlediğim oluyor. Geçenlerde yıllar sonra Bon Jovi dinledim mesela, çok iyi geldi :) Bir de Gazete Kadıköy’e en son unutamadığımız dizi müziklerini yazdım ve o vesileyle Youtube’dan pek çok dizi müziğini tekrar dinledim. Okumak için: http://www.gazetekadikoy.com.tr/bu-sarkilar-olmasa-o-diziler-bitemezdi-makale,1738.html

-Bir parçanın ortaya çıkışı, bir konu üzerine yazı yazmanız ve röportaj soruları hazırlarken neler hissediyorsunuz? Bu süreçlerin özel anıları mutlaka oluyor. Var mıdır unutamadığınız anılarınız?

Melis: Fikirleri yazıya, şarkıya dökmek müthiş bir terapi. Yazdıklarınızla insanlara ulaşacağınızı biliyorsunuz. Yani röportaj soruları bir insana, onun cevapları da okuyucu kitlesine ulaşacak. Keza şarkılar da dinleyicilere. Dolayısıyla her an son derece özel ve unutulmaz oluyor. Genellikle şarkıları yazdığım ilk anları ve mekanları unutmam. Hepsinin anısı kafamda bir yerde saklı duruyor.

-Başlık isimlerine nasıl karar veriyorsunuz? Mesela Red Bull için “Şimdi Neredeler?” başlıklı röportaj seriniz var. Albümlerinize verdiğiniz isimlerde şarkılarınızın olmaması ve yazdığınız yazılarınıza attığınız etkileyici başlıklar gibi.

Melis: Başlık benim için epey mühim bir mesele. Başlıklar, albüm isimleri üzerine uzun uzun düşünürüm ve eninde sonunda o isim kapımı çalar, beni bulur. Albümlerimin isimleri şarkılar tamamlanmadan önce genellikle belli oluyor. Hatta Ve Ev’i şarkıların bazılarını yazmadan önce koymuştum. Dördüncü albümümün ismi için de aynı şey geçerli olacak diye ümit ediyorum.

-Albüm konusuna değinmek istiyorum da, malum birçok müzisyen şarkılarını single formatında yayınlar oldu. Albüm yapmanın zor olduğu bir dönemde geçiyorken siz bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz? Melis Danişmend’den bir 4. albüm gelir mi ilerleyen dönemlerde?

Melis: Aslında albüm yayınlamak istiyorum ama müzik sektöründe dinamiklerin çok değişmesi, dinleyici tarafında bir albümü baştan sona dinleme alışkanlığının azalması tek şarkı yayınlamayı daha cazip hale getiriyor. Yine de belli olmaz, sürprizler yapabilirim :) 

-Bir konu üzerine yazı yazarken hangi zaman dilimini tercih ediyorsunuz?

Melis: Ya akşam üstü saatleri ya da gece.

-Son olarak, konserlerinizdeki atmosferinizi hepimiz çok özledik. Umuyorum bir gün tekrardan bir konserinizde buluşur, şarkılarınızla hasret gideririz. Sahne için inandığınız bir uğurunuz var mı?

Melis: Ben de en kısa sürede dinleyicilerle buluşmayı ümit ediyorum. Sahne için inandığım tek şey iyi ve rahat bir ruh haliyle oraya adım atmak. Bunun için elimden geleni yaparım. Çünkü diğer türlüsü performansınıza, ekip arkadaşlarınıza ve hatta seyirciye olumsuz şekilde yansıyor. Bunu da tercih etmiyorum.

Twitter: @melisdanismend

Instagram: @melisdanismend


Yorum Gönderme

0 Yorumlar