Advertisement

Main Ad

Değişen alışkanlıklarıma acil çeki düzen

Covid-19'un beraberinde geldiği değişen alışkanlıklarımıza her gün bir yenisi ekleniyor. Gerçi Covid-19 değil de Covid-21 desem daha uygun olur herhalde. Vaktimin birçoğu ofise git gel bu düzende geçtiği için belki siz ne gibi değişimlere maruz kalabilir ki diyebilirsiniz ama gerçekten o olay öyle işlemiyor. Eve geldiğim zaman aklımı yitiriyor gibiyim. Eskiden bazı şeyleri bu kadar umursamazdım ama her evde kalışım bana işkence gibi geliyor. Çok fazla şeye maruz kaldım bunun da etkisi büyük. Öfke kontrolüme sahip çıkmaya çalışıyorum. Hatta dün yanılmıyorsam Instagram'da takipleştiğim bir arkadaşımın hikayesinde attığı Öfke Kontrol Rehberi kitabı çok ilgimi çekmişti ve kitabı arattığımda insanların kendilerine çok iyi geldiğine dair yorumlarla karşılaştım. Sanırım bu kitabı edineceğim, şart oldu.

Bazı işlerde daha çok hızlanmaya başladım. 1-2 iş varsa o an halletmeye çalışıyorum. Tek hızlı yaptığım özellik bu olsa gerek ama bazen öyle bir üşengeçliğim tutuyor ki bir işi 4-5 güne ertelediğim çok oluyor. Son iki ayda dışarıdan yemek yeme alışkanlığımı sonlandırmaya çalışıyorum. Kendimi o kadar çok kaybettim ki bu yemek yeme konusunda sonum ne olacak düşünemiyorum bile. Eve giren hamburgerlerin haddi hesabı yok.

Kahve içtiğimden hiç bahsetmeme gerek yok. Önceden bu kadar sık saldırmazdım ama şu kış aylarında suyu bile zor içiyorum. Kahve daha çok ihtiyacımı karşılıyor. Su içme alışkanlığıma acil dönmem lazım.

Kitap okuma alışkanlığımı az çok kazandım gibi. Sadece ofiste boş olduğum zaman okuyorum. Evde bir kere asla sessiz ortam yaratamıyorum. Öyle olunca kitap okuma işi beni fazlasıyla gerebiliyor. Rahat bile edemiyorum.

Sosyal medya kullanmak beni son zamanlarda yoran tek şey ama gündemsiz kalmamak adına kullanıyorum. Temel ihtiyaç gibi bir şey zaten sosyal medya kullanmak yoksa olmuyor. Uzaklaşmayı o kadar çok istiyorum ki bunu yapacak dermanım bile olmuyor. Düşünün bir gün Twitter hesabımı dondurdum, saatler sonra geri döndüm. Bir gün bile yapamıyorum o kadar bağlanmışım. Bu fazlasıyla alışkanlık başka da bir şey değil.

Film izlerken özellikle uzun olmamasına özen gösteriyorum. 40 dakikalık bir dizi izlerken bile sıkılabiliyorum filmlerin 2 saati bulması başımdan aşağıya kaynar sular dökülmesine sebep oluyor. Uzun olan her yapımı takip etmek bazen yorabiliyor. Film izlediğimde bir sahnesi beni sıkmışsa utanmadan ileriye sarabiliyorum. Bir cismi 30 saniye göstereceklerse ben de bunu yapabilirim, üzgünüm.

YouTube'da ara ara konser kayıtları izliyorum bana gelen tek iyi şey bunun olduğunu söylemeliyim. Bu alışkanlığım hep vardı yıllardır gitmedi. Bu alışkanlığım giderse ileride konser yüzü bile görmem herhalde. O kadar sıkıcıyım.

Yavaş gelen her işten nefret ediyorum. Benim için bir meselenin hemen çözülmesi lazım ama kendime bile bu sözü veremiyorum. O kadar sıkıcıyım. Çok umursamaz biri olmaya başladım. Gerçekten bir şey söylenildiğinde o an o durumu kafaya takacak raddeye gelmiyorum. Bana ne diyorum. Kendimi düşünmekten çevreyi düşünecek bir yapıya sahip değilim. 

Değişen alışkanlıklarım bir yandan olumlu sonuç verirken bir yandan da kendimi sorguluyorum. Yanlış yaptığım çok şey var o yüzden kendime acil çeki düzen vermem lazım.

Yorum Gönderme

0 Yorumlar